Avon
7 Avon çalışanı 40 soru cevapladı.

Şirket Anlatımları > Satış

Türkiye Satış Direktörü
2003 yılında Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olur olmaz dünyanın en büyük hızlı tüketim ürünleri firmalarından bir tanesinde, Pazar Araştırması Bölümü’nde çalışmaya başladım. Yaklaşık üç buçuk yıllık bir pazar araştırması deneyiminden sonra kendimi aslında satış tarafına daha yakın hissettiğini fark ettim. İnsanları ikna etmek aslında sadece bir rapor hazırlamak veya analiz yapmaktan öte, insanlara bir fikir yahut bir ürünü satmanın beni daha çok çeken bir şey olduğunu gördüm. Bu yüzden satış departmanına geçtim. Yaklaşık üç buçuk yıl satış departmanında aynı şirkette çalıştıktan sonra, 2010 yılında çok güzel bir fırsat karşıma çıktı. Avon'da tüm dünyada en büyük pazarlardan 15 kişinin işe alındığı, Global Sales Academy (Global Satış Akademisi) isimli global bir program dahilinde, üst düzey yönetici yetiştirmek üzere hazırlanan bir programla Avon'a dahil oldum. Global Satış Akademisi programının ilk 1 yılı boyunca Avon saha ekibinin yaptığı farklı rollerin hepsini deneyimleme fırsatım oldu. Bu gerçekten çok detaylı ve insana doğrudan satışı tamamıyla öğreten bir programdı. Çünkü doğrudan satış sektörü gerçekten de öğrenmesi zor ve diğer sektörlerden çok farklı bir sektör. Buna dahil olduğunuz zaman bütün her şeyine hakim olmak için uzun süre ciddi bir oryantasyon programından geçmeniz gerekiyor. Ben de 1 yıl kadar önce şirketimizin bordrosunda çalışmadan, Avon temsilcilerinin yaptığı gibi, Avon ürünlerini katalogları kullanarak sattım. Sonrasında yeni Avon temsilcileri bulmak ve yönetmek adına Satış Liderliği yaptım. Daha sonrasında iki ay kadar şirketimizin satış rolünün giriş seviyesi olan Bölge Satış Sorumlusu görevini yaptım. Daha sonrasında ise yaklaşık bir yıla uzanan bir süreç boyunca Bölge Müdürü olarak çalıştım ve Bölge Müdürü olarak da sahadaki Bölge Satış Sorumlularını yönettim. Yani özetle baktığımız zaman bir yıl boyunca satış departmanının her kademesinde değişik rollerde görev aldım. Sonrasında şirkete girdiğim pozisyon seviyesi olan bölge Satış Grup Müdürü rolüne atandım. 2012 yılının başından 2014 yılı sonuna kadar yaklaşık 3 yıllık bir süreç boyunca da bu Bölge Satış Grup Müdürlüğü rolünü devam ettirdim. Avon Türkiye'de Türkiye'deki satış organizasyonunun yarısını, toplamda yaklaşık 100 kişilik bir bordrolu ekibi ve bordrosuz yüz binlerce kişilik bir ekibi yönettim. Şirket içerisinde stratejinin hazırlanması ile ilgili faaliyetlere, aktivasyonlara, süreçlere de çok ciddi biçimde dahil oldum. Bunun sonucunda nihai olarak 2015 yılının başında, Avon Türkiye'nin Satış Direktörü olarak atandım. Son 1 yıldır da bu görevi yürütüyorum.
Türkiye Satış Direktörü
300 binden fazla neden var desem biraz şaşırırsınız herhalde ama gerçek. Daha Avon'a dahil olduğum birinci gün motive eden şeyler ne ise şu anda da bire bir aynı. Bu da; fırsat bulamamış, kendisini geliştirmeye, kendisini ispat etmeye fırsat bulamamış, bunları elde edememiş kadınların güçlenmesinde bir rol oynamak. Avon'da çalışmanın normal bir şirkette çalışmaktan çok çok daha farklı olduğunu düşünüyorum ve bunu bizzat defalarca yaşadım. Avon'a dahil olmadan önce onunla ilgili araştırmalar yaptığımda karşıma çıkanlarla uluslararası bir şirket olduğunu, o dönemde 125 yıldır var olduğunu, köklü bir Amerikan şirketi olduğunu, New York borsasında olan son derece kurumsal yapılı her şeyi oturmuş bir şirket olduğunu görüyorsunuz. Avon'da çalıştığım ilk gün beni sahaya çıkarmışlardı ve birlikte temsilci olmak isteyen birisinin evine gittik. O kişiyi temsilci olarak kaydedecektik şirketimize. Biz temsilci olmak isteyenlere şunu sorarız: “Avon’dan elde ettiğin ilk gelirle hangi hayalini gerçekleştirmek istiyorsun?”. Bu soruyu sorduğumuz zaman eşi tarafından terk edilmiş iki çocuğu ile babasının evine sığınmış bir kadının verdiği hiç de unutamadığım cevap şu oldu: “Havalar çok soğuk ve kızım okula giderken yırtık bir ayakkabı giyiyor. Ona yeni bir ayakkabı almak istiyorum.”. Bizler gibi belli eğitim seviyesinden gelip, belli işlerde çalışıp, belli bir hayat standartına gelince birçok insan içinde bulunduğu ortamın, ülkenin ve belki de dünyanın gerçeklerinden biraz kopabiliyor. Avon'da çalışırsanız bundan asla kopmazsınız ve bunu içinizde her zaman yaşarsınız. Çünkü bizim işimiz o fırsatı elde edememiş kadınlara o fırsatı vermektir. Ben bunu hala defaatle her sahaya çıktığımda her gün yaşıyorum. Çünkü Türkiye'de inanın bu fırsat eşitsizliği hala çok fazla devam ediyor. Özellikle biraz İstanbul dışında Türkiye'nin geri kalan Anadolu taraflarına gittiğinizde de bunu gözlemleyebilirsiniz. Ülkemizde hala ne yazık ki kadınların yüzde 65 ve fazlası ortaokul ve daha az bir eğitim seviyesine sahip. Hala ülkeler sıralamalarına vesaire baktığımız zaman kadınların iş gücüne dahil olma oranlarında Suudi Arabistan'ın sadece bir tık üstünde. Bütün sıralamanın altında geliyoruz. Bütün bu verileri incelediğimizde şunu gözlemliyoruz: hem eğitim seviyesi, hem ekonomik özgürlük her açıdan Türk kadını gerçekten ama gerçekten olması gerektiği ve hak ettiği noktada değil. Avon olarak biz, sadece kozmetik ürünleri satan, sadece bundan ticari bir kar elde eden, insani bir dokunuşu olmayan bir zincir mağaza değiliz. Avon aslında misyonu itibariyle sadece güzellik sunmuyor. “Güzelliğe değer katıyor.” diyoruz. Bunun altında yatan şey de bu. Çünkü biz birçok kadına ekonomik özgürlük, fırsat eşitliği sunuyoruz. İnanın kendimden de yaşadığım birçok örnek var. 5 yıl önce bana verilen küçük ekipte çok zor konuşan, giyinme açısından baktığımız zaman pek uygun kıyafetler giymeyen, çok fazla kendini ifade edemeyen bir kadının şu anda aynı bölgeye ziyarete gittiğimde bir iş kadını gibi giyinmiş, laptopunu veya iPad’ini açıp orada sipariş girişi yaptığı, telefonda insanlarla iş konuştuğu, son derece profesyonel bir ortamda kendini ifade ettiği, güçle ayakta durduğu örnekleri çok görüyorum. Öncesinde kocasından gizli olarak bu işleri yapan, hatta ne yazık ki bu tip şeylere dahil olduğu için kocasının şiddetine uğrayan kadınların üç sene sonra para kazandıktan sonra kocalarının Avon kolilerini onlar için taşıdığını görüyorum. Bütün bunları görmek aslında bana şunu hissettiriyor: ben sadece kadınları güzelleştiren, kadınların iç güzelliğini kozmetik ürünleri ile dışa yansıtan değil; aynı zamanda buna bir değer katan, kadınları güçlendiren bir oluşumun parçasıyım. Bu adeta şöyle bir şey: bir sosyal sorumluluk projesinin parçasısınız ama bunun için normal bir şirkette çalıştığınız gibi memnun olacağınız derecede bir maaş de veriyorlar. Ben böyle görüyorum kendi adıma. Eminim hangi Avon çalışanına sorsanız size yine benzer şeyleri söyleyecektir. Çünkü bu şirketi diğer şirketlerden ayıran en önemli konu bence bu.